Blog

Şuu26

Fosilleşmiş Dışkı, Dinozorların Başarı Öyküsüne Işık Tutuyor

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  DinozorDışkıGeç TriyasJuraKoprolitSauropod



Fosilleşmiş Dışkı, Dinozorların Başarı Öyküsüne Işık Tutuyor

Çalışma, o dönemki süper kıta Pangea’nın kuzey kesimlerindeki daha önce yeterince araştırılmamış bir alana odaklandı.

 

Begüm Bozoğlu - www.arkeofili.com

 

Fosilleşmiş dinozor dışkısından elde edilen bulgular, bu tarihöncesi devlerin yükselişi hakkındaki anlayışımızı şekillendiriyor.

Bir çift Sauropodomorpha; biri, erken Jura döneminin nemli ortamında yeni evrimleşen bitkileri kemirirken, diğeri sanki bitki örtüsünde saklanan bir şey varmış gibi yukarıya bakıyor. (C: Marcin Ambrozik)

Uluslararası bir işbirliği kapsamında, Uppsala Üniversitesi’nden araştırmacılar, dinozorların fosilleşmiş dışkısında sindirilmemiş besin kalıntıları, bitkiler ve avlarına ait izleri tespit edebildiler. Yüzlerce örnek üzerinde gerçekleştirilen ve Nature dergisinde yayımlanan bu analizler, yaklaşık 200 milyon yıl önce ekosistemde dinozorların oynadığı rol hakkında önemli ipuçları veriyor.

Organizma Biyolojisi Bölümü’nde araştırmacı ve çalışmanın baş yazarı olan Martin Qvarnström, “Geçmişte ‘kim kimi yedi’ sorusunu çözmek gerçek bir dedektiflik işi. Hayvanların ne yediğini ve çevreleriyle nasıl etkileşime girdiklerini inceleyebilmek, dinozorların bu kadar başarılı olmasını sağlayan şeyin ne olduğunu anlamamıza yardımcı oluyor” diyor.

Norveç, Polonya ve Macaristan’dan araştırmacılarla işbirliği yapan Uppsala Üniversitesi paleontologları, gelişmiş senkrotron görüntüleme tekniklerini kullanarak, koprolitin (fosilleşmiş dışkı) gizli iç kısımlarını ayrıntılı bir şekilde görselleştirmek amacıyla yüzlerce örneği incelediler.

Sindirilmemiş besin kalıntıları, bitkiler ve av izlerini tespit ederek, dinozorların başarı öykülerine başladığı dönemdeki ekosistemlerin yapısını yeniden oluşturabildiler.

Çalışma, o dönemki süper kıta Pangea’nın kuzey kesimlerindeki daha önce yeterince araştırılmamış bir alana odaklandı. Araştırmacılar, koprolitlerden elde edilen bilgileri iklim verileri ve diğer fosillerden (bitkiler, ısırık izleri, kusmuk, ayak izleri ve kemikler) gelen bilgilerle birleştirerek, yaklaşık 230 ila 200 milyon yıl öncesine ait Triyas ve Jura ekosistemlerinin kapsamlı bir resmini çıkardılar.

 

Balık kalıntıları içeren büyük bir koprolit parçası, muhtemelen fitosaur Paleorhinus tarafından üretilmiş. (C: Martin Qvarnström)

Organizma Biyolojisi Bölümü’nde araştırmacı ve çalışmanın kıdemli yazarı Grzegorz Niedzwiedzki, “25 yıl boyunca toplanan araştırma materyalleriyle her şeyi tutarlı bir bütün haline getirmemiz yıllarımızı aldı. Erken dinozorların biyolojisini beslenme tercihleri üzerinden anlamayı seçmemiz, araştırmamızı yenilikçi kılıyor. Yol boyunca pek çok şaşırtıcı keşif yaptık” diyor.

Koprolitler, balık, böcek, daha büyük hayvanlar ve bitki kalıntılarını içeriyordu; küçük böcekler ve yarım balık kalıntıları dahil olmak üzere bunlardan bazıları olağanüstü derecede iyi korunmuştu. Diğer koprolitlerde ise, bugünkü sırtlanlar gibi, tuz ve ilik elde etmek amacıyla kemikleri ezen yırtıcılar tarafından çiğnenmiş kemik parçaları bulunuyordu.

İlk büyük otçul dinozorlar olan uzun boyunlu sauropodlara ait koprolitlerin içeriği araştırmacıları şaşırtmıştı. Bu koprolitlerde büyük miktarda çanakeğrelti, farklı bitki türleri ve odunkömürü bulunuyordu. Paleontologlar, eğreltiotlarının otçullar için toksik olabileceği göz önüne alındığında, mide içeriğini toksinlerden arındırmak için kömür yutmuş olabileceklerini düşünüyorlar.

Araştırma, mevcut bilgideki önemli bir boşluğu ele alıyor: Geç Triyas döneminde dinozor evriminin ilk 30 milyon yılı. Dinozorların yaşamları ve yok oluşları hakkında çok şey bilinmesine rağmen, onların yükselişine yol açan ekolojik ve evrimsel süreçler büyük ölçüde araştırılmadı. Çalışma, araştırmacıların küresel kalıpları açıklayabileceğine inandıkları beş aşamalı bir dinozor evrimi modeli ortaya koyuyor.


Fotoğrafta kemik ezen arkozor Smok’un fosilleşmiş dışkısı, arka planda ise bir Smok rekonstrüksiyonu yer alıyor. (C: Grzegorz Niedzwiedzki)

Ekip, ilk dinozorların nasıl başarıya ulaştığını anlamanın, genel olarak tarihöncesi ekosistemlere ve evrimsel süreçlere dair değerli bilgiler sunabileceğini vurguluyor. Sonuçlar, geç Triyas’taki çevresel değişimler sırasında hayatta kalmanın kritik özelliklerinin, beslenme çeşitliliği ve uyum yeteneği olduğunu gösteriyor.

Qvarnström, “Maalesef, iklim değişikliği ve kitlesel yok oluşlar sadece geçmişin bir parçası değil. Geçmiş ekosistemleri inceleyerek, yaşamın değişen çevre koşulları altında nasıl uyum sağladığını ve geliştiğini daha iyi anlıyoruz” diyor.

Niedzwiedzki ise, “Yok olmaktan kaçınmanın yolu, tam da erken otçul dinozorların yaptığı gibi, çok sayıda bitki tüketmek. Onların evrimsel başarısının nedeni, yeşil ve taze bitki filizlerine duydukları gerçek sevgi” diye sonuçlandırıyor.


Uppsala Üniversitesi. 27 Kasım 2024.

Makale: Qvarnström, M., Vikberg Wernström, J., Wawrzyniak, Z. vd. (2024). Nature 636, 397–403.

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için